Xpeng’in bu yılki başarısının temel taşını, “süper ürün döngüsü” olarak adlandırılan ve toplamda yedi yeni modelin görücüye çıkacağı yoğun takvim oluşturuyor. Bu modellerden dördü tamamen yeni SUV segmentinde yer alacak ve özellikle ailenin yeni üyeleri olan G01 ve G02 kod adlı araçlar, lüks segmentteki rakiplerine meydan okuyacak. G01, 5.1 metrelik devasa uzunluğu ve üç sıralı koltuk düzeniyle geniş ailelerin öncelikli tercihi olmayı hedeflerken, markanın yeni “Kunpeng Süper Elektrik Sistemi” sayesinde tam 1.400 kilometreye varan birleşik menzil sunacak.2 Bu hamle, Xpeng’in sadece tamamen elektrikli araçlarda değil, menzil artırıcı (EREV) teknolojisinde de sektörün zirvesine yerleşme arzusunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Xpeng’in 2026 Teknolojik Dönüşümü ve Yeni Model Stratejisi
Teknolojik tarafta ise Xpeng, kendi bünyesinde geliştirdiği Turing AI çipi ile rakiplerinin önüne geçmeyi planlıyor.3 Bir milyondan fazla üretim kapasitesine ulaşan bu çipler, araçların çevresini bir insan gibi algılamasını sağlayan VLA 2.0 (Görüntü-Dil-Eylem) yazılımıyla entegre çalışacak. Bu sistem, geleneksel otonom sürüş yazılımlarının aksine, görsel verileri doğrudan eyleme dönüştürerek sürüş güvenliğini ve konforunu daha önce görülmemiş bir seviyeye taşıyor. Özellikle amiral gemisi SUV modeli olan G02, bu teknolojinin en ileri versiyonlarını barındırarak pazarın en iddialı oyuncularına karşı gövde gösterisi yapacak. Mona serisi altında sunulacak olan D02 ve D03 modelleri ise, gelişmiş akıllı sürüş özelliklerini daha ulaşılabilir fiyatlarla geniş kitlelere ulaştırarak pazar payını domine etme görevini üstlenecek.
Şirketin vizyonu sadece Çin sınırları içerisinde kalmıyor; 2026 yılı aynı zamanda markanın küresel bir güç haline geldiği yıl olarak kayıtlara geçecek.4 Geçtiğimiz yıl denizaşırı satışlarını neredeyse ikiye katlayarak 45.000 adet seviyesine çıkaran Xpeng, bu yıl bu rakamı tekrar ikiye katlayarak küresel teslimatların toplam hacim içindeki payını %20 seviyesine çekmeyi hedefliyor. Özellikle Avrupa pazarında P7+ sedan ve yeni Mona SUV modelleriyle büyük bir atağa kalkan şirket, Avusturya ve Malezya gibi stratejik bölgelerdeki yerel üretim tesisleriyle lojistik maliyetleri düşürerek rekabet gücünü artırıyor. Bu strateji, markanın sadece bir araç üreticisi değil, aynı zamanda küresel bir yapay zeka ve mobilite teknoloji şirketi olarak konumlanmasını sağlıyor.
“Yapay zeka sadece otomobilleri değiştirmekle kalmayacak, mobiliteye dair tüm alışkanlıklarımızı yeniden tanımlayacak. Xpeng olarak biz, bu dönüşümün sadece bir parçası değil, bizzat öncüsü olmayı hedefliyoruz.”
Xpeng’in yıllara göre teslimat verileri, şirketin nasıl bir ivmeyle büyüdüğünü ve neden 2026 hedeflerinin gerçekçi olduğunu gözler önüne seriyor:
| Yıl | Teslimat Sayısı (Adet) | Büyüme Oranı (%) |
| 2018 | 29 | – |
| 2019 | 12.728 | %43.700 |
| 2020 | 27.041 | %112 |
| 2021 | 98.155 | %263 |
| 2022 | 120.757 | %23 |
| 2023 | 141.601 | %17 |
| 2024 | 190.068 | %34 |
| 2025 | 429.445 | %126 |
| 2026 (Hedef) | 550.000 – 600.000 | ~%30 – %40 |
Xpeng, 2026 yılı boyunca sadece yeni modellerle değil, aynı zamanda mevcut kullanıcılarına sunduğu yazılım güncellemeleriyle de sadakati artırmayı hedefliyor. Geçtiğimiz günlerde duyurulan ve dört farklı model için geçerli olan katmanlı akıllı sürüş paketleri, kullanıcıların araçlarını satın aldıktan sonra bile teknolojik olarak güncel tutabilmelerine olanak tanıyor. Bu ekosistem odaklı yaklaşım, Xpeng’in rakiplerinden ayrıştığı en önemli noktalardan biri olarak dikkat çekiyor. Hem donanım hem de yazılım tarafında dikey entegrasyonu tamamlayan şirket, 2026 sonunda dünyanın en büyük akıllı otomobil üreticilerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.


















Leave a Reply