Toyota ile Stellantis arasındaki büyük satış farkının temel nedeni, iki grubun pazara bakış açısı ve marka algısının tamamen farklı olmasıdır. Toyota daha çok “güvenilirlik, uzun ömür ve düşük sorunsuzluk” algısı üzerine kurulmuş bir marka yapısına sahipken, Stellantis daha geniş ama parçalı bir marka portföyüyle hareket ediyor.
Toyota’nın en büyük avantajı, tek bir çatı altında çok güçlü bir ana marka olmasıdır. Corolla, Yaris, RAV4, Hilux gibi modeller dünyanın her yerinde aynı kalite algısını taşır. Kullanıcı Toyota aldığında neyle karşılaşacağını bilir: düşük arıza ihtimali, yüksek ikinci el değeri ve sorunsuz kullanım. Bu güven duygusu, satışları doğrudan yukarı çeken en önemli etkendir.
Stellantis tarafında ise çok fazla marka vardır: Peugeot, Citroën, Fiat, Opel, Jeep, Alfa Romeo, DS gibi. Bu çeşitlilik ilk bakışta avantaj gibi görünse de, marka algısı parçalıdır. Örneğin Peugeot tasarımda güçlüdür, Fiat fiyat avantajıyla bilinir, Jeep arazi imajına sahiptir, Alfa Romeo daha duygusal bir sürüşe oynar. Ancak hiçbirinin Toyota’daki kadar “herkese güven veren” tek ve net bir algısı yoktur.
Bir diğer büyük fark motor ve mekanik dayanıklılık algısıdır. Toyota, hibrit teknolojisinde yıllardır lider konumdadır ve bu sistemlerin uzun vadede sorunsuz çalıştığı dünya çapında kanıtlanmıştır. Stellantis ise özellikle son yıllarda kullanılan bazı benzinli motorlar ve şanzımanlar nedeniyle güvenilirlik tartışmalarına daha fazla maruz kalmıştır. Bu durum, filo satışlarını ve bireysel kullanıcı tercihini doğrudan etkiler.
Satış sonrası hizmet ve ikinci el değeri de farkı büyütür. Toyota araçları neredeyse her ülkede yüksek ikinci el değerine sahiptir. İnsanlar aracı alırken satarken ne kazanacağını düşünür. Stellantis markalarında bu değer daha değişkendir. Bazı modeller iyi tutarken bazıları hızlı değer kaybeder. Bu da toplam satış adetlerinde geride kalınmasına yol açar.
Ayrıca Toyota’nın global üretim ve lojistik sistemi çok daha oturmuştur. Tedarik zinciri, parça bulunurluğu ve servis ağı genellikle daha stabildir. Stellantis daha yeni birleşmiş bir grup olduğu için hâlâ bazı pazarlarda organizasyonel uyum sürecini yaşamaktadır.
Kısaca özetlemek gerekirse:
- Toyota = Net marka algısı, yüksek güvenilirlik, güçlü hibrit teknolojisi, yüksek ikinci el değeri
- Stellantis = Geniş ama dağınık marka yapısı, algı farklılıkları, bazı motor/şanzıman soru işaretleri, daha değişken ikinci el değeri
Bu yüzden Toyota, tek marka gücüyle çok daha istikrarlı ve yüksek satış rakamlarına ulaşabilirken, Stellantis daha büyük bir grup olmasına rağmen satış gücünü aynı oranda tek bir noktada toplayamıyor.


















Leave a Reply