Dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri olmasına rağmen Norveç, 2025 yılı itibarıyla yeni araç satışlarının %95,9 gibi devasa bir oranını elektrikli araçlara ayırarak bu alanda küresel bir rekor kırdı. Türkiye ise bu dönüşümü, kendi yerli markası Togg’un üretim kapasitesini artırması ve BYD gibi küresel devlerin pazara girişiyle daha geniş bir tabana yayarak sürdürüyor. 2026 yılının ilk günleri itibarıyla paylaşılan güncel verilere göre, Türkiye’de trafikteki elektrikli araç sayısı son bir yılda %100’ün üzerinde bir artış göstererek tarihi bir eşiğe ulaştı. Norveç’teki dönüşüm daha çok vergi muafiyetleri ve altyapı olgunluğuyla desteklenirken, Türkiye’de hem sıfır emisyonlu araçlara olan ilginin artması hem de model çeşitliliğinin çoğalması bu büyümeyi tetikleyen ana unsurlar oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve ilgili sektör raporlarının Ocak 2026 verilerine göre, Türkiye yollarındaki tam elektrikli otomobil sayısı yaklaşık 350.000 adede ulaşmış durumdadır. Bu rakam, sadece iki yıl önce 80 binler seviyesindeyken, 2025 yılı sonundaki yoğun kampanya dönemiyle birlikte rekor bir hıza kavuştu. Hibrit araçlar da dahil edildiğinde, Türkiye’deki düşük emisyonlu araç parkı 1 milyon sınırına yaklaşarak toplam otomobil havuzu içindeki ağırlığını hissedilir şekilde artırdı. 2025 yılının genelinde satılan her 10 otomobilden 4’ünün elektrikli ya da hibrit olması, Türkiye’nin sadece bir kullanıcı değil, aynı zamanda bölgenin önemli bir elektrikli araç üretim üssü olma vizyonunu destekliyor.
Türkiye Trafiğindeki Araç Dağılımı ve Elektrikli Dönüşümün Rakamları
Türkiye’deki otomobil pazarının değişimine rakamlarla bakıldığında, tam elektrikli araçların yeni satışlar içindeki payı bir önceki yıla göre iki katına çıkarak %17,6 seviyesine yükseldi. Hibrit modellerde ise bu oran %26,9’a ulaşarak pazardaki en güçlü alternatif yakıt türlerinden biri haline geldi. Trafiğe kayıtlı toplam motorlu kara taşıtı sayısı 33,4 milyonu aşarken, bunun yaklaşık 17,2 milyonunu otomobiller oluşturuyor. Elektrikli araçlar henüz toplam otomobil parkının yaklaşık %2’lik bir kısmını temsil etse de, büyüme hızı benzinli ve dizel araçların çok üzerinde seyrediyor. Özellikle şarj istasyonu ağının Türkiye genelinde hızla yaygınlaşması ve 81 ilin tamamında yüksek hızlı şarj imkanının bulunması, tüketicilerin menzil kaygısını azaltan en önemli faktör olarak öne çıkıyor.
Marka bazlı dağılımda ise yerli üretim Togg, pazar liderliğini korurken; BYD, Tesla ve Renault gibi markaların elektrikli modelleri de yollardaki varlığını hızla artırıyor. Norveç’te Tesla’nın pazar payı %19,1 ile zirvede yer alırken, Türkiye’de Togg ve Çinli üreticilerin sunduğu rekabetçi fiyatlar pazarın daha dengeli bir şekilde büyümesini sağlıyor. 2026 yılında BYD’nin Türkiye’deki üretim tesisinin faaliyete geçmesi ve diğer markaların yeni modellerini sunmasıyla birlikte, trafikteki elektrikli araç sayısının 2026 sonunda 500 bin sınırını aşması bekleniyor. Bu gelişim, Türkiye’nin sadece çevre hedeflerine katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda enerji ithalatını azaltma yönündeki stratejik adımlarını da güçlendiriyor.


















Leave a Reply