1970 Ford Mustang Boss 302, Amerikan kas arabalarının altın çağını temsil eden en özel modellerden biri olarak bilinir. Büyük hacimli V8 motorlar bu dönemin ikonik yüzleri olsa da, Trans-Am homologasyon amaçlı geliştirilen küçük hacimli performans odaklı versiyonlar da en az onlar kadar değer taşır. Boss 302, bu geleneğin belki de en saygın örneğidir. 1969 ve 1970 yıllarında satışa çıkan model, Ford’un Trans-Am serisine katılımı için geliştirilmiş özel bir makineydi ve bugün koleksiyon dünyasında gerçek bir referans noktası haline gelmiş durumda.
Sadece iki yıl üretilen Boss 302’nin kalbinde, standart 302 V8’le karıştırılmaması gereken özel bir 5.0 litre blok bulunuyor. İnce cidarlı döküm, katı iticiler, dört cıvatalı ana yataklar ve 351 Cleveland’dan alınan canted valve tasarımlı silindir kapaklarıyla bu motor kendi döneminin yarış ruhunu yansıtıyordu. 290 beygirlik güç, dönemin standartlarına göre oldukça rekabetçiydi ve otomobil, Larry Shinoda imzalı dış tasarımıyla aerodinamik unsurlarla zenginleştirilmişti.
1970 model yılında Boss 302 için üretilen 7.013 adet otomobilden biri olan bu örnek ise, tam yarım yüzyılı aşan zaman boyunca dokunulmamış bir şekilde günümüze ulaşmış gerçek bir “barn find.” Nate’s Classic Cars tarafından gün yüzüne çıkarılan araç, boyasında yüzey paslarıyla birlikte doğal bir patinaya sahip olsa da şaşırtıcı şekilde büyük çürüklere sahip değil. Özellikle Medium Lime Metallic rengi, sadece 752 adet 1970 Boss 302’de kullanılmış nadir bir ton olması nedeniyle koleksiyoncular için önemli bir detay.
İç mekana gelindiğinde, yarım asrı aşan yaşına rağmen koltuk döşemeleri ve kabinin genel durumu oldukça iyi. Ancak kaput altındaki tablo biraz daha karmaşık. Otomobilin şanzımanı numara eşleşmesine sahip olsa da fabrika çıkışlı motor artık yerinde değil. Yerine takılmış Boss 302 motoru döneme ve modele uygun olsa da aracın doğum sertifikasıyla birebir uyumlu değil. Yine de araçla birlikte doğru tip blok, silindir kapakları ve krank milinin verilmesi, yeniden orijinale yakın bir konfigürasyon oluşturmak isteyenler için büyük avantaj.
Şasi, zemin ve bağlantı noktaları sağlam olduğundan Boss 302, hiçbir restorasyon yapılmadan da birkaç yıl daha bu “patina” görünümüyle kullanılabilecek durumda. Bununla birlikte, değer odaklı bir koleksiyon yaklaşımı sergilemek isteyenler için kapsamlı bir restorasyon da hâlâ anlamlı bir seçenek. Aracı olduğu gibi bırakmak da, tamamen fabrika çıkışı kondisyonuna döndürmek de bu özel Mustang’in ruhuna uygun iki ayrı yol olarak duruyor.


















Leave a Reply