Otomotiv dünyasının köklü devlerinden Škoda, 130. yıl dönümünü muazzam bir tarihsel yolculukla taçlandırıyor. Markanın temellerinin atıldığı ve 1906 yılında inşa edilmiş orijinal bir fabrika salonunda kapılarını açan yeni sergi, ziyaretçileri adeta bir zaman makinesine davet ediyor. Serginin en büyüleyici yanı, yıllarca ülkenin ücra köşelerinde saklı kalmış, restorasyon görmeden “olduğu gibi” muhafaza edilmiş 23 adet tarihi Škoda modeline ev sahipliği yapması. Bu araçlar, devasa buhar çekiçleri ve orijinal demir destek yapıları arasında, üretildikleri dönemin ruhunu tam anlamıyla yansıtıyor.
Skoda Müzesi ve Sergilenen Nadir Modeller
Sergi alanı, sadece otomobillerin sergilendiği bir mekan değil; bizzat markanın kurucuları Václav Laurin ve Václav Klement’in ayak izlerini taşıyan tarihi bir sanayi mirası. Ziyaretçiler, markanın bisiklet üretiminden otomobile geçişini simgeleyen 1913 model L&K Sd. gibi en eski örneklerden, 1948 tarihli Škoda Rapid OHV modeline kadar geniş bir yelpazeyi inceleyebiliyor. Özellikle 1936 Prag Otomobil Fuarı için özel olarak üretilen mavi-gri metalik renkli Popular Roadster Deluxe ve ilk günkü karakterini koruyan 1928 model L&K Škoda 110 Coupé, serginin en çok dikkat çeken parçaları arasında yer alıyor.
Škoda Müzesi tarafından titizlikle hazırlanan bu sergi, markanın mühendislik vizyonunun nasıl evrildiğini kanıtlıyor. Orijinal fabrika kirişleri altında sergilenen otomobiller, Škoda’nın “Simply Clever” felsefesinin temellerinin bir asır önce nasıl atıldığını gözler önüne seriyor. Perde arkasında kalmış pek çok hikâyeyi ilk kez halkla buluşturan bu özel koleksiyon, otomobil meraklıları için 20. yüzyılın ilk yarısına dair eşsiz bir görsel şölen sunuyor. Škoda’nın 130 yıllık kesintisiz inovasyon yolculuğu, bu tarihi doku içinde hem bir sanayi başarısı hem de kültürel bir miras olarak yeniden hayat buluyor.


















Leave a Reply