Togg’dan Sonra İkinci Yerli Otomobil Geliyor: HABAŞ’ın Yeni Modelleri Yıl Sonunda Tanıtılıyor!

Togg’dan Sonra İkinci Yerli Otomobil Geliyor: HABAŞ’ın Yeni Modelleri Yıl Sonunda Tanıtılıyor!

Türkiye’nin yerli otomobil pazarında TOGG’un ardından yeni bir oyuncunun ortaya çıkması gündemde. Türkiye’nin köklü sanayi kuruluşlarından HABAŞ’ın, uzun süredir çeşitli iddialara konu olan yerli otomobil projesini 2026 yılının sonlarına doğru tanıtmayı planladığı belirtiliyor.

Bu gerçekleşirse HABAŞ, TOGG’un ardından Türkiye’de kendi markasıyla seri üretim hedefleyen ikinci önemli yerli otomobil girişimi olacak. Şirketin bu projede yüzde 100 yerli sermaye ile hareket ettiği ve otomotiv tedarik sektöründen edinilen bilgilere göre sedan ve crossover olmak üzere iki farklı model üzerinde çalıştığı ifade ediliyor.

Projenin en dikkat çekici taraflarından biri ise tasarım koltuğunda dünyaca ünlü otomotiv tasarımcısı Frank Stephenson’ın bulunması. Stephenson’ın kariyerinde BMW, Ferrari ve McLaren gibi markaların yanı sıra birçok önemli otomobil projesi yer alıyor.

HABAŞ’ın Yerli Otomobili İçin Frank Stephenson İmzalı Tasarım

HABAŞ projesinin tasarım çalışmalarını üstlenen Frank Stephenson, daha önce Mini, BMW, Ferrari ve McLaren gibi markalar için tasarımlar gerçekleştirmiş deneyimli bir isim. Tasarımcının geçmişinde özellikle Ferrari F430, Mini Cooper’ın modern nesli ve McLaren MP4-12C gibi önemli modeller bulunuyor.

Stephenson’ın resmi internet sitesinde daha önce marka adı açıklanmadan yeni bir Türk otomotiv üreticisiyle yürütülen proje hakkında bilgiler yer alıyordu. Projenin sıfırdan yeni bir otomobil markası ve buna bağlı olarak yeni bir tasarım dili oluşturulmasını kapsadığı belirtiliyordu.

Kriter / ParametrePlanlanan Teknik ve Stratejik Detaylar
Marka / ÜreticiHABAŞ (Sanayi ve Enerji Grubu)
Üretim ÜssüGebze / Şekerpınar (Eski Honda Fabrikası)
Tasarım LideriFrank Stephenson (Frank Stephenson Design)
İlk Aşama ModelleriSedan ve Crossover
Motor SeçenekleriBenzinli, Hibrit ve Plug-in Hibrit (PHEV)
Beklenen Lansman2026 yıl sonuna kadar

Projede başlangıçta sedan, crossover, SUV ve hafif ticari araç segmentlerinin hedeflendiği ifade edilmişti. Tasarım sürecinin ise yalnızca konsept çizimlerle sınırlı olmadığı; 3D modelleme, yüzey geliştirme, kil ve sert model çalışmaları, mühendislik desteği ve kalıp süreçlerine kadar uzanan kapsamlı bir çalışmayı içerdiği aktarılmıştı.

Ancak söz konusu proje sayfasına şu anda ulaşılamıyor. Bu nedenle HABAŞ’ın projede Stephenson ile çalıştığına ilişkin bilgiler henüz şirket tarafından tüm ayrıntılarıyla resmi olarak açıklanmış değil.

HABAŞ projesindeki Stephenson bağlantısının ayrıca ilginç bir tarafı bulunuyor. Fas’ta doğan Amerikan-İspanyol kökenli tasarımcı, gençlik yıllarının bir bölümünü İstanbul’da geçirdi. Daha sonra Madrid’e taşınan Stephenson’ın Türkiye ile olan geçmişi, yeni Türk otomobil markasının tasarım sürecinde dikkat çeken ayrıntılardan biri.

HABAŞ’ın otomobil projesinde iki farklı gövde tipinin öne çıktığı belirtiliyor. Şirketin sedan ve crossover modelleri üzerinde çalıştığı, güç aktarma tarafında ise hibrit, plug-in hibrit (PHEV) ve tamamen benzinli seçeneklerin değerlendirildiği ifade ediliyor.

Projenin elektrikli araçlara odaklanan TOGG’dan farklı bir ürün stratejisi izlemesi, Türkiye otomotiv pazarında ortaya çıkabilecek rekabet açısından da dikkat çekiyor. HABAŞ’ın özellikle hibrit ve PHEV teknolojilerine yönelmesi, içten yanmalı motor ile elektrikli güç aktarımını aynı ürün gamında buluşturmasını sağlayabilir.

HABAŞ’ın bu projeyi hayata geçirmesinde en önemli avantajlarından biri ise hazır üretim altyapısına sahip olması. Şirket, 2021 yılında Honda Türkiye’nin Gebze’deki fabrikasını satın almıştı. Bu tesis, Honda tarafından 24 yıl boyunca Civic Sedan üretiminde kullanılmış ve Türkiye otomotiv sanayisinin önemli üretim merkezlerinden biri olmuştu.

HABAŞ bununla da yetinmeyerek Honda’nın İngiltere’deki kapanan fabrikasına ait bazı üretim ekipmanlarını da satın alarak Türkiye’ye getirdi. Böylece şirketin bugün üzerinde çalıştığı yerli otomobil projesinin arkasında yalnızca yeni bir marka oluşturma fikri değil, aynı zamanda mevcut otomotiv üretim altyapısından yararlanma imkanı da bulunuyor.

Şimdilik HABAŞ’ın yeni otomobilinin teknik özellikleri, motor seçeneklerinin güç değerleri, batarya kapasiteleri, menzil verileri ve fiyatlandırması hakkında doğrulanmış ayrıntılar bulunmuyor. Ancak projenin 2026 sonuna doğru tanıtılması halinde Türkiye otomotiv pazarı açısından oldukça önemli bir gelişme yaşanabilir.

Özellikle TOGG’un Türkiye’deki elektrikli otomobil pazarında oluşturduğu konumun ardından, HABAŞ’ın farklı güç aktarma seçeneklerine sahip sedan ve crossover modellerle ortaya çıkması rekabeti genişletebilir.

Şirketin 70. yılını kutladığı 2026 yılında böyle bir projeyi kamuoyuna sunması da ayrıca sembolik bir anlam taşıyor. Eğer üretim planları beklendiği şekilde ilerlerse, Türkiye’nin otomotiv sektöründe TOGG’dan sonra yeni bir yerli marka dönemi başlayabilir. Ancak HABAŞ’ın henüz otomobilin kendisini ve üretim takvimini tüm ayrıntılarıyla resmi olarak açıklamadığını da belirtmek gerekiyor.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir