İtalyan süper spor otomobil üreticisi Maranello merkezli Ferrari, tarihinin ilk tam elektrikli modeli olan beş kişilik yeni hiper otomobilini tanıttığı andan itibaren tasarım çizgileriyle otomotiv dünyasını adeta ikiye böldü. Geleneksel marka çizgisinin dışına çıkan radikal tasarımı nedeniyle eleştiri oklarının hedefi olan bu elektrikli araç, henüz yollara çıkmadan modifiye firmalarının radarına girmeyi başardı. Ancak lüks ve egzotik araçlar için geliştirdiği gövde kitleriyle tanınan Birleşik Arap Emirlikleri merkezli ünlü modifiye şirketi Venuum tarafından paylaşılan ilk dijital tasarım projesi, Ferrari Luce EV tasarımı üzerindeki tartışmaları çok daha alevli bir boyuta taşıdı. Otomotiv otoriteleri, yapılan bu ilk karbon fiber makyaj çalışmasının araca iyilikten çok kötülük getirdiği konusunda hemfikir görünüyor.
Karbon Fiber Detaylar İtalyan Ruhunu Yansıtmakta Yetersiz Kalıyor
Lüks otomobillere yaptığı agresif dokunuşlarla bilinen Dubai merkezli tuner Venuum, resmi sosyal medya hesapları üzerinden yayınladığı render çizimlerinde Ferrari Luce EV tasarımı için hazırladığı yeni gövde panellerini sergiledi. Ancak ortaya çıkan vahşi ve abartılı duruş, köklü İtalyan asaletini yansıtmaktan ziyade uzak doğu sokak yarışçısı kültürünü (riced-out) andırıyor. Tasarımcıların ön tarafta gerçekleştirdiği modifikasyonlar, elektrikli süper otomobil için özel olarak üretilen devasa bir karbon fiber splitter ve tamponun yanlarına konumlandırılan ikiz aerodinamik kanatçıklar (canards) ile başlıyor. Genişletilmiş ön çamurluk kemerleri ve yan marşpiyelleri süsleyen karbon fiber eklentiler, aracın aerodinamik yapısını daha hırçın hale getirse de markanın ikonik zarafetine gölge düşürüyor. Ön kapılarda yer alan ve zaten orijinal tasarımda da tuhaf karşılanan hava çıkışlarının karbon fiber malzeme ile kaplanması ise saf bir satış sonrası (aftermarket) görüntüsü ortaya koyuyor.
Aracın arka kısmına geçildiğinde de durum pek iç açıcı görünmüyor. Venuum mühendisleri, genişletilmiş arka çamurlukların hemen üzerine sabit yapıda devasa bir yarış kanadı (rear wing) entegre etmiş durumda. Alt kısımda ise difüzörün yerini tamamen karbon fiberden imal edilmiş, pist odaklı ve son derece agresif bir arka difüzör almış. Bugüne kadar Rolls-Royce Wraith, Ferrari Purosangue ve hatta Bugatti Chiron gibi milyar dolarlık egzotik canavarlar için başarılı gövde kitleri tasarlayan firmanın, bu elektrikli modelde neden bu kadar karmaşık bir tasarım dilini seçtiği merak konusu. Birçok otomobil sever, bu kitin İtalyan estetiğini tamamen öldürerek aracı Çinli üreticilerin bile kopyalamaya cesaret edemeyeceği rüküş bir yapıya bürüdüğünü savunuyor.
Karbon fiber eklentiler ve abartılı kanatlar, kötü bir temel tasarımı iyileştirmek yerine sadece görsel karmaşayı artıran bir unsur haline gelebilir.
Venuum firmasının bu dijital çalışmayı birebir olarak seri üretime geçirip geçirmeyeceği henüz resmi olarak netleşmedi. Ancak küresel pazarda bu tarz egzotik elektrikli araçlara yönelik gövde kiti talebinin yüksek olması, yakın gelecekte diğer ünlü modifiye markalarının da bu kervana katılacağını gösteriyor. Şu an için internet dünyasındaki genel kullanıcı yorumları ve tasarım eleştirileri, Ferrari Luce EV tasarımı hakkında ezici bir çoğunlukla negatif yönde seyretmeye devam ediyor. Markanın sadık hayran kitlesini ve potansiyel milyarder alıcıları ikna edebilmesi için, aracın iç mekan kalitesinin ve elektrikli motorların sunduğu saf sürüş dinamiklerinin tasarım açığını kapatacak kadar kusursuz ve büyüleyici olması gerekiyor. İlerleyen dönemde yollara çıkacak olan bu beş kişilik elektrikli İtalyan’ın, aftermarket dünyasında daha ne tür çılgın dönüşümlere maruz kalacağını ise zaman gösterecek.














Leave a Reply