Türkiye’de elektrikli otomobillerin sayısı hızla artarken, bu dönüşümün petrol tüketimi üzerindeki etkisi de daha belirgin hale geliyor. Enerji alanında çalışmalar yürüten Ember’in verileri, Türkiye yollarındaki elektrikli araçların her yıl milyonlarca varillik petrol tüketiminin önüne geçtiğini ortaya koyuyor. Ağustos 2026 itibarıyla Türkiye’de yaklaşık 509 bin elektrikli araç bulunduğu tahmin edilirken, bu araçların 444 binini tamamen elektrikli otomobiller, 65 bin 100’ünü ise şarj edilebilir hibrit modeller oluşturuyor.
Toplam elektrikli araç sayısı, Ocak 2026’ya kıyasla yüzde 28,3 oranında artmış durumda. Filodaki büyümenin devam etmesi, elektrikli araçların Türkiye’nin petrol talebi üzerindeki etkisinin de önümüzdeki yıllarda daha fazla hissedilebileceğine işaret ediyor.
Elektrikli Araçlar Ne Kadar Petrol Tasarrufu Sağlıyor?
Ember’in hesaplamalarına göre Türkiye’deki elektrikli araçlar, günlük kullanımda yaklaşık 8 bin varil petrol tüketiminin önüne geçiyor. Bunun 7 bin 470 varillik bölümünü tamamen elektrikli otomobiller oluştururken, kalan miktar şarj edilebilir hibritlerden geliyor.
Brent petrolün varil fiyatının 100 dolar olduğu varsayımı üzerinden yapılan hesaplama, günlük petrol tasarrufunun ekonomik karşılığını yaklaşık 784 bin dolar seviyesine getiriyor. Aylık hesaplamada ise önlenen petrol tüketimi yaklaşık 236 bin varile yükseliyor. Tamamen elektrikli otomobillerin aylık katkısı yaklaşık 224 bin varil olarak hesaplanıyor.
Yıllık ölçekte bakıldığında elektrikli araçların önlediği petrol tüketimi yaklaşık 2,87 milyon varile ulaşıyor. 100 dolarlık varil fiyatı üzerinden bu miktarın ekonomik karşılığı yaklaşık 286 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Tamamen elektrikli otomobillerin yıllık katkısı ise yaklaşık 2,73 milyon varil olarak hesaplanıyor.
| Gösterge | Mevcut elektrikli araç filosu |
|---|---|
| Toplam elektrikli araç | 509.000 |
| Tamamen elektrikli otomobil | 444.000 |
| Şarj edilebilir hibrit | 65.100 |
| Ocak 2026’ya göre artış | %28,3 |
| Günlük önlenen petrol tüketimi | Yaklaşık 8.000 varil |
| Aylık önlenen petrol tüketimi | Yaklaşık 236.000 varil |
| Yıllık önlenen petrol tüketimi | Yaklaşık 2,87 milyon varil |
| 100 $/varil fiyatla yıllık ekonomik karşılık | Yaklaşık 286 milyon $ |
Elektrikli araç filosundaki büyümenin devam etmesi halinde bu rakamların önemli ölçüde yükselmesi mümkün. Mevcut 509 bin araç için hesaplanan petrol tasarrufu doğrusal biçimde ölçeklendirildiğinde, elektrikli araç sayısının 1 milyona ulaşması durumunda yıllık önlenen petrol tüketimi yaklaşık 5,64 milyon varile çıkabilir. Brent petrolün varil fiyatının 100 dolar olduğu varsayılırsa bu miktarın ekonomik karşılığı yaklaşık 564 milyon dolar olur.
Daha uzun vadede elektrikli araç sayısının 10 milyona ulaşması durumunda ise yıllık petrol tasarrufu yaklaşık 56,38 milyon varile yükselebilir. Aynı petrol fiyatı varsayımıyla ekonomik karşılık yaklaşık 5,64 milyar dolar seviyesine ulaşabilir.
EPDK’nin güncel projeksiyonlarında da Türkiye’deki elektrikli araç sayısının 2040 yılında 10 milyona ulaşabileceği öngörülüyor. Bu seviyeye ulaşılması halinde elektrikli araçların petrol talebi üzerindeki etkisi bugünkü filoya kıyasla çok daha yüksek olabilir.
Türkiye’nin 2025 yılındaki benzin ve motorin tüketimi de dikkate alındığında mevcut dönüşümün boyutu daha net görülüyor. Verilen tüketim miktarlarına göre Türkiye’de 2025 yılında yaklaşık 5,69 milyon ton benzin ve 27,08 milyon ton motorin tüketildi. Bu değerlerin varil karşılıkları üzerinden yapılan hesaplamada toplam tüketim yaklaşık 250,2 milyon varile denk geliyor.
Mevcut 509 bin elektrikli aracın yıllık yaklaşık 2,87 milyon varillik petrol tasarrufu, söz konusu toplam tüketimin yaklaşık yüzde 1,15’ine karşılık geliyor. Elektrikli araç sayısının 1 milyona çıkması halinde bu oran yaklaşık yüzde 2,25’e, 10 milyon seviyesine ulaşması durumunda ise yaklaşık yüzde 22,53’e yükselebilir.
| Elektrikli araç sayısı | Tahmini yıllık petrol tasarrufu | 100 $/varil fiyatla ekonomik karşılık | 250,2 milyon varillik tüketime oran |
|---|---|---|---|
| 509 bin | 2,87 milyon varil | 286 milyon $ | %1,15 |
| 1 milyon | 5,64 milyon varil | 564 milyon $ | %2,25 |
| 10 milyon | 56,38 milyon varil | 5,64 milyar $ | %22,53 |
Elektrikli araçların petrol tüketimini azaltmasıyla birlikte enerji talebinin başka bir kaynağa kaydığı da göz önünde bulundurulmalı. Elektrikli otomobiller benzin veya motorin tüketmek yerine şebekeden elektrik çekiyor. Ember’in verilerine göre Türkiye’deki mevcut elektrikli araç filosunun günlük elektrik ihtiyacı yaklaşık 3,42 GWh seviyesinde.
Bu miktar aylık yaklaşık 103 GWh, yıllık ise yaklaşık 1,25 TWh elektrik tüketimine karşılık geliyor. Türkiye’nin 2026 yılının ilk sekiz ayındaki toplam elektrik üretimi yaklaşık 248,43 TWh seviyesinde bulunurken hidroelektrik, güneş, rüzgar ve jeotermal kaynakların toplam üretimi yaklaşık 149 TWh olarak hesaplanıyor.
Bu nedenle elektrikli araçların yaygınlaşması yalnızca otomotiv sektöründeki dönüşüm olarak değerlendirilmemeli. Elektrikli araç sayısındaki artış; elektrik üretim kapasitesi, şebeke altyapısı, şarj istasyonları ve enerji kaynaklarının dağılımıyla doğrudan bağlantılı hale geliyor. Özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik miktarının artması, elektrikli ulaşımın toplam enerji sistemindeki etkisini daha da değiştirebilir.
Türkiye’de yeni otomobil satışları da bu dönüşümün hızlandığını gösteriyor. Ember’in 2026 verilerine göre yıl başından bu yana tescil edilen yeni otomobillerin yüzde 18,7’sini tamamen elektrikli ve şarj edilebilir hibrit modeller oluşturuyor. Başka bir ifadeyle satılan her 100 yeni otomobilin yaklaşık 19’u harici bir kaynaktan şarj edilebilen araçlardan oluşuyor.
Eylül 2025-Ağustos 2026 dönemine bakıldığında ise Türkiye’de tamamen elektrikli otomobillerin yeni otomobil satışlarındaki payı yüzde 16,9 seviyesinde bulunuyor. Bu dönemde Türkiye’de yaklaşık 171 bin 40 tamamen elektrikli otomobil satıldı. Şarj edilebilir hibritlerin payı ise yüzde 1,78 olarak hesaplandı.
Türkiye, tamamen elektrikli otomobillerin yeni araç satışlarındaki payında bu verilerle yüzde 15,9 seviyesindeki Avustralya’nın üzerinde yer alıyor. Ancak Birleşik Krallık’taki yüzde 25,8, Almanya’daki yüzde 24,7 ve Fransa’daki yüzde 29,4’lük oranların gerisinde bulunuyor. Çin ise yüzde 38,1 tamamen elektrikli otomobil payıyla listenin dikkat çeken pazarlarından biri olarak öne çıkıyor.
Elektrikli araç sayısının önümüzdeki yıllarda artmaya devam etmesi halinde Türkiye’nin petrol talebinde de kademeli bir değişim yaşanabilir. Mevcut 509 bin araçlık filo şimdiden yılda milyonlarca varillik petrol tüketiminin önüne geçerken, filonun milyonlar seviyesine ulaşması durumunda elektrikli ulaşımın enerji ithalatı ve akaryakıt talebi üzerindeki etkisi çok daha belirgin hale gelebilir.














Leave a Reply