Elektrikli araç devi Tesla, ABD’de ciddi bir hukuk mücadelesiyle karşı karşıya. San Francisco’daki bir federal yargıç, Tesla’nın daha düşük ücretle çalıştırılabilen yabancı uyruklu işçileri ABD vatandaşlarına tercih ederek ayrımcılık yaptığı iddialarını içeren davanın devam etmesine karar verdi. Dava dosyasındaki en çarpıcı iddia ise şirketin 2024 yılında 6.000’den fazla ABD’li çalışanı işten çıkarırken, yaklaşık 1.355 kişiyi H-1B vizesi ile işe almış olması. Bu durum, yerel iş gücünün korunması gerektiğini savunan sivil toplum kuruluşları ve iş hukuku uzmanları tarafından yakından takip ediliyor. Davacılar Scott Taub ve Sofia Brander, Tesla’nın federal sivil haklar yasalarını ihlal ettiğini savunarak şirketin istihdam modelini sorguluyor.
Davacılardan Scott Taub, bir mühendislik pozisyonuna başvurmak istediğinde bir işe alım görevlisi tarafından sadece H-1B vizesi sahiplerinin arandığı söylenerek başvurudan vazgeçirildiğini iddia ediyor. Taub’un iddiasına göre şirket, sponsorluk gerektirmeyen ABD vatandaşlarını kasten dışlayarak maliyetleri düşürmeyi amaçlıyor. Federal Yargıç Vince Chhabria, davanın belirli kısımlarının ilerlemesi için yeterli kanıt olduğunu belirterek Tesla’nın davayı tamamen düşürme talebini reddetti. Ancak yargıç, işe alım görevlisi ile yapılan e-posta yazışmalarının yetersiz olduğunu belirterek iddialara karşı temkinli bir duruş sergiledi.
İnsan Kaynakları ve Mühendislik Pozisyonlarındaki Çelişkiler
Davanın bir diğer ayağını oluşturan Sofia Brander ise iki farklı insan kaynakları (İK) pozisyonu için mülakata bile çağrılmadığını, çünkü Tesla’nın bu rollerde yabancı uyruklu çalışanları tercih ettiğini öne sürdü. Ancak mahkeme, Brander’ın iddialarını “mantıksız” bularak reddetti. Yargıç Chhabria, davanın genelinde Tesla’nın H-1B vizesi sahiplerini sadece mühendislik, araştırma ve tasarım gibi “uzmanlık gerektiren” rollerde kullandığının belirtildiğine dikkat çekerek, İK uzmanı olan Brander’ın vatandaşlığı nedeniyle elendiği iddiasını zayıf buldu. Brander’a davasını devam ettirmek istemesi halinde şikayetini düzenlemesi için 14 günlük süre tanındı.
Bu yasal süreç, teknoloji devlerinin vize politikaları üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Tesla’nın 2024 yılındaki stratejisi, bir yanda devasa işten çıkarmalar varken diğer yanda H-1B vizesi ile yurt dışından yetenek transferi yapılması üzerine kurulu görünüyor. Şirket, bu hamlelerin maliyet verimliliği ve spesifik uzmanlık ihtiyaçları doğrultusunda yapıldığını savunsa da, mahkemenin davanın ana iddiasını kabul etmesi Tesla’nın önümüzdeki aylarda çok daha fazla açıklama yapmak zorunda kalacağını gösteriyor. ABD vatandaşlarının iş gücü piyasasında dezavantajlı duruma düşürülüp düşürülmediği, bu davanın sonucuna göre netlik kazanacak.
Federal Yasalar ve Tesla’nın Savunması
Tesla’nın federal sivil haklar yasasını ihlal edip etmediği konusu, sadece bu davayla sınırlı kalmayabilir. Mahkeme tutanaklarına göre davacılar, Tesla’nın sponsorluk ihtiyacı olmayan vatandaşları reddederek ucuz iş gücü arayışında olduğunu net bir dille ifade ediyor. Şirketin işe aldığı H-1B vizesi sahiplerinin sayısı ile işten çıkarılan Amerikalı işçilerin sayısı arasındaki büyük uçurum, davanın “ayrımcılık” iddiasını güçlendiren en büyük veri olarak sunuluyor. Tesla ise işe alım süreçlerinin tamamen yetkinlik bazlı olduğunu ve vatandaşlık ayrımı yapılmadığını savunmaya devam ediyor.
| Kalem | Rakam / Durum | Analiz |
| İşten Çıkarılan Yerli İşçi | 6.000+ (2024 – 2025) | Büyük çoğunluğu ABD vatandaşı olan deneyimli personel. |
| Yeni Alınan Vizeli Çalışan | 1.355 (H-1B Vizesi) | Davacıya göre bu alımlar, işten çıkarmalarla eş zamanlı yapıldı. |
| Vize Başvuru Sayısı | ~2.000 (Toplam Talep) | Tesla, ABD genelindeki 65 binlik vize kotasının %3’üne tek başına talip oldu. |
| Temel İddia | Vatandaşlık Ayrımcılığı | Şirketin Amerikalı adaylara “H-1B Only” (Sadece vizeli) dediği öne sürülüyor. |
| Maddi Gerekçe | %30 – %50 Daha Az Maaş | Vizeli çalışanların pazarlık gücünün düşük olması maliyet avantajı sağlıyor. |
| Mahkeme Kararı | Dava Görülmeye Devam Edecek | Federal Yargıç, delillerin davayı başlatmak için “yeterli” olduğuna hükmetti. |
Yargıç Chhabria’nın “davacıların Tesla’nın ABD vatandaşlarına karşı ayrımcılık yaptığını iddia etmek için yeterli olguyu sunduğu” yönündeki görüşü, davanın düşmeyeceğinin garantisi oldu. Ancak mahkemenin şüpheci yaklaşımı, Taub ve ekibinin daha güçlü deliller sunması gerektiğini gösteriyor. H-1B vizesi kullanımı üzerinden yürütülen bu hukuki savaş, Silikon Vadisi’ndeki diğer teknoloji şirketleri için de emsal niteliği taşıyabilir. Tesla’nın mühendislik ve tasarım departmanlarındaki vize yoğunluğu, önümüzdeki dönemde federal denetimlerin de odağına yerleşebilir.
Davanın bir sonraki aşamasında, Tesla’nın işe alım süreçlerine dair iç yazışmaların ve kota uygulamalarının gün yüzüne çıkması bekleniyor. H-1B vizesi odaklı bu soruşturma, Elon Musk’ın yönetimindeki şirketin istihdam etiği konusunda yeni bir tartışma sayfası açmış durumda. Eğer Tesla’nın kasten ABD vatandaşlarını elediği kanıtlanırsa, şirket sadece tazminat ödemekle kalmayıp vize kullanım haklarında da ciddi kısıtlamalarla karşılaşabilir.














Leave a Reply