SANY Türkiye’de Elektrikli Tır Üretimine Başlıyor: Hedef 30 Bin Araç

SANY Türkiye’de Elektrikli Tır Üretimine Başlıyor: Hedef 30 Bin Araç

Türkiye, elektrikli otomobil üretiminin ardından elektrikli ağır ticari araçlar ve lojistik alanında da önemli bir üretim merkezi olma yolunda ilerliyor. Dünyanın önde gelen iş makinesi ve ağır ticari araç üreticilerinden Çin merkezli SANY, Türkiye’deki partneri FMT ile birlikte elektrikli tır, çekici ve kamyon üretimi için yeni bir dönemin kapısını açtı. Ankara’da kurulan üretim ve operasyon merkeziyle birlikte ilk araçlar montaj hattından inerken, şirketin önümüzdeki beş yıllık dönem için açıkladığı yatırım ve üretim hedefleri Türkiye’nin ağır ticari araç sektöründeki konumunu ciddi şekilde değiştirebilecek ölçekte.

SANY ve FMT iş birliği kapsamında Ankara’da 26 bin metrekare kapalı alana sahip Entegre Üretim ve Operasyon Merkezi kuruldu. Tesiste montaj hattından çıkan ilk 20 elektrikli araç satışa hazır hale getirildi. İlk aşamada gerçekleştirilen yatırımla birlikte yıllık 2.000 araçlık üretim kapasitesine ulaşılmış durumda. Bu kapasitenin önümüzdeki yıllarda katlanarak artırılması planlanıyor.

Ortaklığın en dikkat çekici hedeflerinden biri ise beş yıllık dönemde yatırım miktarının 500 milyon dolara çıkarılması. Buna paralel olarak mevcut tesis alanının da yaklaşık 1 milyon metrekareye genişletilmesi hedefleniyor. Planın gerçekleşmesi halinde Ankara’daki üretim merkezi yılda 30.000 elektrikli ağır ticari araç üretebilecek kapasiteye ulaşacak.

Üretim planıHedef
İlk yatırım50 milyon dolar
Mevcut üretim kapasitesi2.000 araç/yıl
5 yıllık toplam yatırım hedefi500 milyon dolar
Hedeflenen tesis alanı1 milyon m²
Gelecekteki üretim kapasitesi30.000 araç/yıl
2027 sonuna kadar üretilecek şasi tipi8 farklı tip

Bu büyüme planının yalnızca Türkiye iç pazarına yönelik olmadığı belirtiliyor. Ankara tesisinin, ilerleyen dönemde SANY’nin Avrupa pazarına yönelik ana üretim ve ihracat merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Böylece Türkiye, elektrikli ağır ticari araçlarda hem üretim hem de ihracat açısından stratejik bir konuma taşınabilir.

Ürün gamının da önümüzdeki dönemde genişletilmesi planlanıyor. Şirketin hedefleri arasında şantiye, madencilik, lojistik, çimento taşımacılığı ve şehir içi dağıtım gibi farklı kullanım alanlarına yönelik toplam 8 farklı şasi tipinin geliştirilmesi bulunuyor. Bu araçların 2027 yılının sonuna kadar Ankara’daki üretim merkezinde üretime alınması planlanıyor.

900 Beygir Güç, 636 kWh Batarya ve 550 Kilometreye Kadar Menzil

Türkiye’de montajı gerçekleştirilen SANY elektrikli çekiciler, yalnızca üretim planlarıyla değil, teknik özellikleriyle de ağır ticari araç segmentinde dikkat çekiyor. Araçlarda tam 636 kWh kapasiteli büyük bir batarya paketi bulunuyor. Çift elektrik motoruyla çalışan çekiciler, en yüksek güç seviyesinde 900 beygire kadar güç üretebiliyor.

Yüklü kullanım koşullarında tek şarjla 450 ila 550 kilometre arasında menzil sunabildiği belirtilen elektrikli çekiciler, özellikle uzun mesafeli lojistik operasyonları için geliştiriliyor. Batarya kapasitesinin yüksek olması, aracın ağır yük taşırken menzil kaybını azaltmaya yönelik önemli bir avantaj sağlarken, yüksek hızlı şarj altyapısı da operasyon sürelerinin mümkün olduğunca kısa tutulmasını amaçlıyor.

Araçların 600 kW ultra hızlı DC şarj desteği sayesinde bataryanın tamamen boş durumdan yüzde 100 seviyesine yaklaşık 1 saatte çıkarılabildiği belirtiliyor. Ağır ticari araçlarda şarj süresi, otomobillere kıyasla çok daha kritik olduğundan, bu değer filo operasyonları açısından önemli bir detay olarak öne çıkıyor.

SANY elektrikli çekiciTeknik değer
Batarya kapasitesi636 kWh
MotorÇift elektrik motoru
Maksimum güç900 bg
Yüklü menzil450-550 km
DC şarj gücü600 kW
Tam şarj süresiYaklaşık 1 saat

Elektrikli çekicilerin dikkat çeken bir diğer özelliği ise sürücü güvenliğine yönelik sistemler. Araçlarda Avrupa Birliği standartları kapsamında kullanılan gelişmiş ADAS sürüş destek teknolojilerinin bulunacağı belirtiliyor. Bunun yanında kabine entegre edilen özel bir alkolmetre sistemi de araçların güvenlik donanımları arasında yer alıyor.

Sürücü araca geçtiğinde alkolmetreye üflemeden ve test sonucunun uygun olduğu doğrulanmadan aracın çalışmasına izin verilmiyor. Böylece özellikle lojistik şirketleri ve filo işletmeleri açısından sürücü kaynaklı risklerin azaltılması hedefleniyor. Sistem, sürücünün aracı kullanmaya başlamasından önce otomatik bir güvenlik kontrolü gerçekleştirilmesini sağlıyor.

Elektrikli ağır ticari araçların işletme maliyetleri de dönüşümün en önemli gerekçelerinden biri olarak öne çıkıyor. FMT-SANY tarafından aktarılan verilere göre işletmenin kendi şarj altyapısını kurarak araçlarını kendi tesisinde şarj etmesi halinde, elektrikli çekicilerin dizel rakiplerine kıyasla işletme maliyetini yaklaşık 6’da 1 seviyesine indirebildiği belirtiliyor. Bu fark, özellikle yüksek kilometre yapan lojistik filolarında elektrikli araçların toplam kullanım maliyetini önemli ölçüde aşağı çekebilir.

Burada yalnızca enerji maliyeti değil, elektrikli motorların bakım ihtiyaçlarının dizel motorlara kıyasla daha farklı olması da uzun vadeli filo işletme maliyetleri açısından önem taşıyor. Ancak gerçek tasarruf oranının kullanım güzergahı, elektrik fiyatı, şarj altyapısı, yük miktarı ve yıllık kilometre gibi değişkenlere bağlı olarak farklılaşabileceği de göz önünde bulundurulmalı.

FMT-SANY ortaklığı üretim yatırımıyla birlikte Türkiye genelindeki satış ve satış sonrası hizmet ağını da genişletmeyi planlıyor. Bu kapsamda 14 farklı lokasyonda bayi ve servis ağı oluşturulması hedefleniyor. Şirket, müşterilerine maksimum 250 kilometrelik mesafeden 3 saat içerisinde yerinde servis hizmeti sunmayı amaçlıyor.

Bu yapı, elektrikli ağır ticari araçların yaygınlaşması açısından en az üretim kapasitesi kadar önemli olabilir. Çünkü lojistik firmaları için araçların uzun süre serviste kalması doğrudan operasyon kaybı anlamına geliyor. Bu nedenle hızlı müdahale ve yaygın servis ağı, özellikle filoların elektrikli çekicilere geçiş kararında belirleyici faktörlerden biri olacak.

SANY’nin Ankara yatırımı planlandığı şekilde ilerler ve yıllık 30.000 araçlık kapasite hedefine ulaşılırsa Türkiye, yalnızca elektrikli binek araçlarda değil, elektrikli tır, çekici ve kamyon üretiminde de Avrupa’ya ihracat yapan önemli merkezlerden biri haline gelebilir. Özellikle 2027 sonuna kadar farklı kullanım alanlarına yönelik 8 şasi tipinin üretime alınması, Ankara tesisinin yalnızca tek bir elektrikli çekici modeli üreten bir fabrika olmaktan çıkıp geniş kapsamlı bir elektrikli ağır ticari araç üretim üssüne dönüşmesinin önünü açabilir.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir