Tesla Roadster Eski vs Yeni: Neler Değişti?

Tesla Roadster Eski vs Yeni: Neler Değişti?

tesla-roadster-eski-vs-yeni-tasarim

Tesla’nın yeni nesil Roadster modeli, 2017 yılında tanıtılan ilk konseptten oldukça farklı bir tasarım anlayışıyla üretime hazırlanıyor. Üretimin 2028 yılında başlaması planlanan yeni elektrikli süper otomobil, yaklaşık dokuz yıl önce ortaya çıkan yuvarlak ve akıcı gövde çizgilerinin yerine çok daha keskin, agresif ve köşeli bir tasarım getiriyor. Tesla’nın tasarım dili son yıllarda Model S, Model 3, Model X ve Model Y’den Cybertruck, Cybercab ve Optimus gibi daha köşeli ürünlere doğru ilerlerken, Roadster da bu değişimin en belirgin örneklerinden biri haline geldi.

İlk Roadster konsepti 2017 yılında Tesla Semi etkinliğinde sahneye çıktığında büyük ses getirmişti. Model S ve Model 3’ün yanında sergilenen kırmızı spor otomobil, akıcı gövde hatları, alçak silueti ve klasik süper otomobil tasarımına yakın görünümüyle Tesla’nın o dönemki tasarım anlayışını temsil ediyordu. Tesla o dönemde Roadster için 1,9 saniyelik 0-60 mph hızlanma, yaklaşık 620 mil menzil ve 250 mph’nin üzerinde azami hız gibi son derece iddialı değerler açıklamıştı.

Yeni Roadster ise bu tasarım yaklaşımını büyük ölçüde geride bırakıyor. Tesla, yeni modelin tasarım dilinin şirketin son yıllardaki ürünleriyle birlikte değiştiğini ve yeni Roadster’ın SR-71 Blackbird ile F-35 savaş uçağından ilham aldığını belirtiyor. Bu nedenle otomobilin gövdesinde daha düz yüzeyler, keskin geçişler ve havacılık teknolojilerini çağrıştıran detaylar öne çıkıyor.

Yeni Tesla Roadster’ın Tasarımındaki En Büyük Değişimler

Ön bölüm, iki Roadster arasındaki farkın en kolay görülebileceği alanlardan biri. 2017 Roadster yuvarlatılmış bir buruna, geriye doğru uzanan farlara, belirgin Tesla logosuna ve geniş alt hava girişine sahipti. Genel görünümü daha alçak ve sportif bir Model 3’ü andırıyordu. Tasarım, geleneksel süper otomobil çizgilerini Tesla’nın elektrikli otomobil anlayışıyla birleştiriyordu.

2026 Roadster ise bunun tam tersine daha düz ve yönlü bir kaput kullanıyor. Kaputun merkezinde V biçimli bir tasarım bulunurken farlar gövdenin köşelerindeki küçük açıklıklara gizleniyor. Ön bölümün alt kısmında ince bir ışık şeridi yer alıyor ve geleneksel Tesla logosu ön yüzde görünür şekilde kullanılmıyor.

Tasarım özelliği2017 Tesla Roadster2026 Tesla Roadster
Ön tasarımYuvarlak ve akıcıKeskin ve açısal
FarlarBelirgin, geriye eğimliKöşelere gizlenmiş
Ön logoTesla logosu bulunuyorÖn bölümde görünür logo yok
Gövde formuAkıcı spor otomobilKama biçimli süper otomobil
Tasarım karakteriS3XY dönemiCyber dönemi
AerodinamikGeleneksel çözümlerHidden Aero aktif sistem
Koltuk düzeni2+22 koltuk / Rocket’ta tek koltuk
TavanÇıkarılabilir cam tavanÇıkarılabilir tavan paneli

Yan profildeki değişim de en az ön bölüm kadar belirgin. 2017 konsepti yuvarlak çamurluklara ve akıcı gövde çizgilerine sahipken yeni Roadster daha kama biçimli bir süper otomobil siluetine geçiyor. Keskin omuz çizgisi, siyah alt gövde ve alçak tavan yapısı otomobili Lamborghini gibi geleneksel egzotik spor otomobillere daha yakın gösteriyor.

Tesla’nın havacılık ve uzay temasını güçlendirmek için kullandığı malzemeler ve renkler de dikkat çekiyor. Ano White adı verilen beyaz gövde renginin roketleri UV ışınları, aşırı soğuk ve korozyona karşı koruyan kaplamalardan esinlendiği belirtiliyor. Altın renkli cam kaplaması ise uzay giysilerinin vizörlerinde kullanılan bakır kaplamayı andırıyor. Titanyum detaylar ve ince kollu hafif jantlar da aynı temayı destekliyor.

Arka bölümde de büyük değişiklikler bulunuyor. 2017 Roadster’ın arkasında bagaj kapağı boyunca uzanan TESLA yazısı, ince stop lambaları ve daha geleneksel bir difüzör bulunuyordu. Yeni modelde ise yenilenen Model Y’yi andıran boydan boya uzanan arka ışık grubu, daha keskin yüzeylere sahip bir kapak ve açık şekilde görülebilen büyük bir difüzör bulunuyor.

Ancak yeni Roadster’ın en sıra dışı tarafı yalnızca tasarımı değil, aktif aerodinamik sistemi. Tesla’nın Hidden Aero olarak adlandırdığı sistem, otomobilin gerçek aerodinamik yapısının önemli bir bölümünü hareketli parçaların arkasında gizliyor. Ön, yan ve arka bölümdeki hareketli parçalar otomobilin altındaki hava akışını değiştirirken, çeşitli paneller ve fanlar yüksek hızda yere basma kuvvetini artırmaya yardımcı oluyor.

Çamurluklardaki bazı panellerin açılması ve kaputun hava akışını değiştirmek amacıyla hareket edebilmesi de sistemin bir parçası. Arka tarafta bulunan aktif kanat ise yüksek hızda yere basma kuvveti sağlamak için açılabiliyor ve düşük sürükleme gerektiğinde gövdeye geri çekilebiliyor.

Track Mode etkinleştirildiğinde Roadster’ın gövdesi alçalıyor ve otomobil High-Downforce veya Low-Drag yapılandırmalarından birine geçebiliyor. 2017 konseptinde buna benzer kapsamlı hareketli aerodinamik sistemler bulunmadığından, yeni modelin mekanik ve aerodinamik açıdan çok daha karmaşık olduğu görülüyor.

Kabin tarafında da Tesla’nın yaklaşımı değişmiş durumda. İlk Roadster konsepti 2+2 koltuk düzeni ve çıkarılabilir cam tavan sunuyordu. Yeni model ise doğrudan iki kişilik bir otomobil olarak tasarlanıyor. Koltukların şasiye daha entegre şekilde yerleştirilmesiyle ağırlığın azaltılması hedefleniyor. Ayrıca çıkarılabilir tavan paneli sayesinde otomobil gerektiğinde üstü açık kullanılabiliyor.

Rocket versiyonunda ise tasarım daha da radikal hale geliyor. Arka bölümde itici sistem için 200 litrelik karbon fiber sarılı basınçlı gaz tankı bulunması nedeniyle arka koltuklar tamamen ortadan kaldırılıyor. Rocket donanımındaki ek sistemler için yaklaşık 400 litrelik ek bir tank daha kullanılması planlandığından ön yolcu koltuğu da kaldırılıyor. Böylece Rocket versiyonu, iki kişilik bir süper otomobilden tek kişilik yüksek performanslı bir araca dönüşüyor.

İç mekânda Tesla’nın Supersonic olarak adlandırdığı tasarım anlayışı öne çıkıyor. Ultra beyaz döşemeler gri mikrosüet detaylarla tamamlanırken, tel üzerinden yönlendirilen bir direksiyon boyunduruğu sürücünün karşısında konumlandırılıyor. Ortadaki dokunmatik ekranın yanı sıra sürücünün önünde iki küçük ekran daha bulunuyor.

Yeni Roadster’ın üretimine 2028 yılında başlanması planlandığı için üretim modeline kadar bazı tasarım ve teknik ayrıntıların değişmesi mümkün. Buna rağmen mevcut tasarım, Tesla’nın Roadster’ı artık 2017’deki akıcı ve klasik süper otomobil çizgilerinden tamamen farklı bir noktaya taşıdığını açıkça gösteriyor.

Öne çıkan özellik2017 Roadster konseptiYeni Roadster
Tasarım diliAkıcı ve yuvarlakKeskin ve köşeli
İlhamTesla’nın S3XY tasarımıCyber ailesi + havacılık
İlham alınan uçaklarBelirtilmemişSR-71 Blackbird ve F-35
Koltuk2+22 / Rocket’ta 1
Aktif aeroSınırlıHidden Aero
Aktif arka kanatYokVar
Track Mode aero ayarıYokHigh-Downforce / Low-Drag
TavanÇıkarılabilir camÇıkarılabilir panel
Üretim hedefiKonsept2028

Tesla’nın yeni Roadster’ı bu nedenle yalnızca eski konseptin üretim versiyonu olarak görülmemeli. Yaklaşık on yıllık süreç içerisinde şirketin tasarım anlayışı ciddi biçimde değişti ve Roadster da bu dönüşümün en uç örneklerinden biri haline geldi. 2017 modelinin yumuşak ve zamansız çizgileri yerini, 2026 modelinde keskin açılara, aktif aerodinamiğe ve uzay-havacılık temalı ayrıntılara bırakıyor. Üretim modelinde bu tasarımın ne kadarının korunacağı ise 2028’e kadar ortaya çıkacak yeni detaylarla netleşecek.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir